GriCeviz’in 1 Milyon Öğretmenin Kullanımına Açılmasına İlişkin Protokolün İmza Töreni Gerçekleşti

Milli Eğitim Bakanlığı Başöğretmen Salonu’nda gerçekleştirilen tören sonrasında GriCeviz, MEB bünyesindeki tüm öğretmenlerin erişimine açıldı. Öğretmenlerimiz, GriCeviz uygulamasını MEBBİS üzerinden temin edecekleri kullanıcı bilgileriyle kullanmaya başlayabilecekler.

Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ve Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Emrehan Halıcı’nın katılımlarıyla “GriCeviz Bilişsel Beceri Beceri ve Zihinsel Gelişim Platformu” uygulaması’nın Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki yaklaşık 1 milyon öğretmenimizin kullanımına ücretsiz olarak açılmasına ilişkin protokol, Millî Eğitim Bakanlığı Başöğretmen Salonu’nda imzalandı.

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ve Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Emrehan Halıcı’nın konuşmalarıyla başlayan tören, imzaların atılmasıyla sona erdi.

Ülkemizde akıl ve zekâ oyunlarının yaygınlaştırılmasında önemli bir adım olarak gördüğümüz bu iş birliğini tüm öğretmenlerimiz ve eğitim camiasına duyurmaktan gurur ve mutluluk duyuyoruz.

 GRİCEVİZ’e MEBBİS ile GİRİŞ hakkında yardım için tıklayın.

GriCeviz 1 Milyon Öğretmene Ücretsiz Sunuluyor / Protokol İmza Töreni
İmza Töreninden Kareler

Devamını Oku
31 Ocak 2020

GriCeviz, 1 Milyon Öğretmenimize Ücretsiz Olarak Sunuluyor!

GriCeviz Bilişsel Beceri Beceri ve Zihinsel Gelişim Platformu” uygulaması, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki yaklaşık 1 milyon öğretmenimizin kullanımına ücretsiz olarak açılacak. Öğretmenlerimiz, GriCeviz uygulamasını MEBBİS üzerinden temin edecekleri kullanıcı bilgileriyle kullanmaya başlayabilecekler.

2023 Vizyon Belgesinde de belirtildiği üzere, eğitim sisteminde, eğitim politikaları başta olmak üzere müfredat, materyal, teknoloji gibi alanlarda yapılan her türlü reform ve iyileştirme çabalarının başarısı, uygulamada büyük ölçüde öğretmenlerin mesleki yeterliliklerine, algılarına ve adanmışlıklarına bağlıdır. Odağında çocuğun refahı olan kapsayıcı ve nitelikli bir eğitim hizmetinin sağlanmasında, öğretmenlerin mesleki becerilerinin geliştirilmesi öncelikli bir önem taşımaktadır.

Bu doğrultuda geçtiğimiz yılın son aylarında Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Zeka Vakfı iş birliğinde, Zeka Oyunları Eğitici eğitimleri gerçekleştirilmiş ve programa katılan eğiticiler görev yaptıkları illerde bulunan öğretmenlere aynı eğitimi vermişlerdir. Zeka Oyunlarına yönelik gerçekleştirilen eğitimlere toplamda 8.285 öğretmen katılım sağlamıştır.

Akıl ve zeka oyunlarının ülke genelinde yaygınlaştırılması ve bu programın hem başvuru hem de eğitim aşamalarında başarıyla kullanılan GriCeviz uygulamasına tüm öğretmenlerimizin erişebilmesi amacıyla başlatılan projenin imza töreni 31 Ocak 2020, Cuma günü saat 11.00’de Millî Eğitim Bakanlığı Başöğretmen Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ve Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Emrehan Halıcı’nın katılımlarıyla gerçekleştirilecek imza töreni sonrasında “GriCeviz Bilişsel Beceri Beceri ve Zihinsel Gelişim Platformu” uygulaması, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki yaklaşık 1 milyon öğretmenimizin kullanımına ücretsiz olarak açılacak. Öğretmenlerimiz, GriCeviz uygulamasını MEBBİS üzerinden temin edecekleri kullanıcı bilgileriyle kullanmaya başlayabilecekler.

Ülkemizde akıl ve zekâ oyunlarının yaygınlaştırılmasında önemli bir adım olarak gördüğümüz bu iş birliğini tüm öğretmenlerimiz ve eğitim camiasına duyurmaktan mutluluk duyuyoruz.

GriCeviz

İnsan bilişsel becerilerinin yapı ve içeriği ile ilgili geleneksel iki kuramın ortaklığından oluşan Cattell-Horn-Carroll (CHC) Zekâ Kuramı temel alınarak hayata geçirilen GriCeviz Bilişsel Beceri ve Zihinsel Gelişim Platformu, bilişsel becerilerin ve zihinsel yeteneklerin değerlendirilmesi ve geliştirilmesini hedefleyen; 6 kategoride (Sözel, Sayısal, Görsel, Mantık, Bellek ve Dikkat), 24 farklı oyunlaştırılmış zihin egzersizinden oluşan mobil oyun uygulamasıdır.

TÜBİTAK destekli “GriCeviz Yapay Zeka Algoritması” sayesinde makine öğrenmesi teknikleri uygulanarak kullanıcıların öğrenme hızlarını artıracak oyun seçenekleri sunulur. Gelişmiş yönetim panelinde kullanıcıların performansları ve gelişim süreçleri ayrıntılı rapor seçenekleriyle izlenir. Kullanıcıların güçlü ve zayıf yönlerinin tespit edilmesine kılavuzluk eden GriCeviz’de her kullanıcının performansı gözlemlenerek öğrenme karakteristikleri çıkarılır ve her kullanıcıya “kişiye özel” bir deneyim sunulur.

GriCeviz Projesi, ODTÜ-Halıcı Yazılımevi’nde geliştirilmiştir ve Psikoloji, Yapay Zeka, Özel Eğitim, PDR, Ölçme Değerlendirme ve Yazılım alanlarında çalışan bilim insanları, mühendisler, eğitimciler ve zeka oyunları yarışmalarında üstün başarılar göstermiş yarışmacılardan oluşan geniş bir ekibin emekleri bulunmaktadır. Emrehan Halıcı’nın 40 yılı aşkın süredir hazırladığı Akıl Oyunları Soruları ve Zeka Oyunları yarışmalarından edindiği deneyimler ışığında geliştirilen ve Akademik Kurulunda Prof.Dr. Ferhunde Öktem, Prof.Dr. Ayşegül Ataman, Prof.Dr. Halil Yurdugül, Doç.Dr. Sait Uluç, Prof.Dr. Soner Yıldırım, Prof.Dr. Uğur Halıcı’nın bulunduğu GriCeviz, yurt dışında da “Brainquire” adıyla kullanıma sunulmuştur.

Akademik bilgiye dayanan, geçerlik-güvenirliği bilimsel çalışmalarla desteklenmiş ürünler ortaya koymayı amaç edinen Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. GriCeviz Bilişsel Beceri ve Zihinsel Gelişim Platformu Projesi başta olmak üzere tüm projelerini alanının önde gelen akademisyenlerinin danışmanlığında yürütmektedir.

Devamını Oku
29 Ocak 2020

“Korku” Çocukların Gelişimlerini Durduruyor!

Uzmanlara göre aşırı korumacı ebeveynlerin çocukları, çocukluklarını yaşayamıyor.

Çocukları sürekli risklerden korumak ve risk almalarına izin vermemek, onların kendilerini korumak için geliştirmeleri gereken hayati becerileri geliştirmelerine engel oluyor.

Tim Gill’in yeni kitabında “dadı toplumu” yerine toplulukların birbirleri ve topluluk içindeki gençlere göz kulak olduğu bir toplum inşa etmenin gerekliliğini vurguluyor. Kitap çocuk oyunları, anti-sosyal davranışlar ve yabancılardan korkma gibi çeşitli kilit alanları araştırıyor.

No Fear: Growing Up in a Risk Averse Society (Korku Yok: Risklerden Kaçınılan bir Toplumda Büyümek) adlı kitapta Gill, riskten kaçınma eğiliminin artması ve  çocukların yaşamlarının her alanında bu eğilimlerin yansımalarının görülmeye başlamasıyla “çocukluk” kavramının zayıfladığını öne sürüyor.

Önceki nesillerdeki çocukların hiçbir kaygı duymadan yapmaktan zevk aldıkları, kendi başlarına okula yürümek gibi basit aktivitelerin bile günümüzde rahatsız edici ya da tehlikeli olarak tanımlandığını ve çocuklarına bunu yapmaya izin veren yetişkinlerin sorumsuz olarak etiketlendiğini belirtiyor. Bazı ebeveynler ise çocuklarının denetimsiz oynamasına izin vermekten bile korkuyorlar. 

Bazı ebeveynler çocuklarının denetimsiz olarak oynamasına izin vermekten korkuyor

“Günümüzde çocukların daha hızlı büyüdüklerine dair yaygın bir görüş olmasına rağmen, aslında yaşamları 30 yıl öncesine göre çok daha kontrol altında” 

Tim Gill, Korku Yok

Gill’e göre risklerle yüzleşmek, çocuklara zorlu durumların üstesinden gelmeyi, karakterlerini beslemeyi ve onlara macera, girişimcilik, dayanıklılık ve kendine güven gibi duygularını nasıl geliştireceklerini öğretiyor. Çocukların oyunlarını kısıtlamak ise onların hareket özgürlüğünü sınırlıyor, yetişkinlerle olan ilişkilerini yıpratıyor ve fiziksel, sosyal ve sanal dünyaları keşfetmelerini kısıtlıyor.

Çocukluğun bu daralan alanında, çocukları her zaman kırılgan olarak görme eğilimimiz, onları doğal dayanıklılıklarını geliştirmeye teşvik etmememiz anlamına geliyor; yaşlarına uygun bir şekilde riskleri yönetmeyi öğrenmelerine engel oluyor. Fakat bu yaklaşım tabii ki çocukluğun kuralsızlaştırılması için koşulsuz bir savunma değil. Çocuklar, yetişkinlerin onların güvende olmalarına yardımcı olmalarını ister ve bu sorumluluk yetişkinler tarafından kabul edilmelidir.

Daha Güvenli Bir Çevre

İngiliz The Children’s Society Derneği de buna benzer bir görüşe sahip. Derneğin Strateji Direktörü Penny Nicholls konuya ilişkin olarak aşırı korumacı olmanın da kendi içinde farklı riskler barındırdığını ve uzun vadede çocuklar açısından olumsuz sonuçlara neden olabileceğini belirtiyor ve “Çocuklarımız için risksiz bir hayat yaratmaya devam edersek risk altında olan çocukluğun kendisi olacaktır.” İfadesini kullanıyor.

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, kendileri 10 yaş ve altı çocukluk dönemlerinde bir yetişkin denetimi olmadan dışarı çıkmış olmalarına rağmen, yetişkinlerin %43’ü kendi çocuklarının 14 yaşına kadar denetimsiz oynamalarına izin verilmemesi gerektiğini düşündüğünü belirtiyor.

Gill, toplulukların çocuk dostu hale getirilmesi için parklara, meydanlara ve kamusal alanlara kolay erişim sağlanmasını; trafik düzeninde yürüyüş, bisiklet ve toplu taşıma araçlarına öncelik verilmesini ve çocuklar için daha güvenli mahalleler oluşturmak için şehir çapında planlamaların yapılması gerekliliğini vurguluyor.

Devamını Oku
24 Ocak 2020

Bağırsak Bakterileri Bizi Daha Zeki Yapabilir Mi?

Araştırmalar bağırsaklarımızda bulunan bakterilerin sağlığımızı ve zekamızı etkilediği yönünde.

Bağırsaklarımızda neredeyse iki kilo ağırlığındaki bakteriler duygu durumumuzu, zekamızı ve sağlığımızı etkiliyor. Bu ilk başta ne kadar olanaksız bir durum gibi gelse de güncel araştırmalar bu bağlantının doğru olduğu yönünde.

Mikrobiyota da denilen bakteriler vücudumuzda kendi hücrelerimizden sayıca çok daha fazla bulunmaktadır. Sindirimde ve enfeksiyonların önlenmesinde rol oynayan bu bakteriler aynı zamanda serotonin gibi maddeler üretmektedir. Bundan dolayı anksiyete ve stresi azalttığı da görülmüştür. Nörobilim profesörü John Cryan ve onun ekibinin yaptığı bir araştırmaya göre insan vücudunda mikrobiyota olmadığı taktirde beyin yapısı, işlevleri ve insan davranışları ciddi boyutlarda değişikliğe uğramaktadır. Fareler üzerinde yaptıkları bir araştırma ise bu bakterilerin farelerin bilişsel yetilerini ve hatta zekasını arttırdığı yönündedir. İşte bağırsaklara “ikinci beyin” denilmesi de bu yüzdendir.

Devamını Oku
10 Ocak 2020
Student asleep on a desk

Daha Fazla Uyku, DEHB’de Odaklanma ve Organize Olma Konusunda Gençlere Yardımcı Olabilir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan gençler odaklanmalarına, planlama yapmalarına ve duygularını kontrol etmelerine yardımcı olmak için daha fazla uyuyabilirler.

DEHB, çocuk ve ergenler arasında en sık görülen nöro-davranışsal bozukluklardan biridir. DEHB olan insanlar genellikle odaklanma, dikkatlerini verme ve zaman yönetimi gibi yürütme işlevine katkıda bulunan beceriler konusunda sıkıntı yaşarlar. Gençlerde bu zorluklar akademik performans, sosyal beceriler ve duygusal gelişimi etkileyebilir. Önceki araştırmalar, uyku eksikliğinin normal olarak gelişmekte olan ergenlerde daha zayıf yürütme işlevine sebep olduğunu bulmuştur, ancak DEHB’li gençler henüz çalışılmamıştı.

Deney sırasında iki hafta boyunca 2 farklı uyku düzeni ve buna bağlı olarak yürütme fonksiyonları ölçümü yapıldı. İlk hafta gecelik 6.5 saat , ikinci hafta ise 9.5 saat uyumalarına izin verildi. Her haftanın sonunda gençlere en sık kullanılan yürütme fonksiyonu testlerinden olan BRIEF2 testi yapıldı. Bu test 18 yaşına kadar olan dönemde uygulanan ; çalışan bellek, planlama ve organizasyon, duygusal kontrol, başlangıç ve engelleme gibi yürütme işlev alanlarını değerlendiren bir testtir.

Testler, uzun uyunan haftaya kıyasla kısa uyunan hafta tüm değerlendirilen alanlarda önemli eksiklikler göstermiştir. Araştırmacılar artan uykunun DEHB’li gençlerde akademik, sosyal ve duygusal işlevleri anlamlı ölçüde olumlu etkileyebileceğine ve uykunun gelecekteki müdahaleler için önemli bir hedef olabileceğini vurgulamışlardır.

 

Kaynak

Devamını Oku
30 Ekim 2019

GriCeviz, VII. Zeka ve Yetenek Kongresi’nde!

GriCeviz, Türkiye Zeka Vakfı tarafından bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Zeka ve Yetenek Kongresi’nde ziyaretçilerle buluştu.

Türkiye’nin eğitim alanındaki en prestijli ve kapsamlı etkinliklerinden olan Zeka ve Yetenek Kongresi, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde  4-5-6 Ekim 2019 tarihlerinde gerçekleştirildi. Bu yıl da fuaye alanında yerini alan GriCeviz standı ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

GriCeviz standında bulunan ekran sayesinde uygulamayı deneyimleme şansı bulan ziyaretçiler eğlenceli yarışmalara katılarak sürpriz ödüller kazandı.

Etkinlik alanı ve standımızdan kareler;

Devamını Oku
6 Ekim 2019

Çocuklar Aynı Anda Kaç Dil Öğrenebilir?

Çocukların dil öğreniminde yetişkinlerden çok daha iyi olduğunu biliyoruz. Peki çocukların öğrenebileceği dil sayısının bir sınırı var mıdır?

Çocuklar aynı anda kaç dil öğrenebilir? Ya da yeni bir dil öğrenmeye başlamadan önce bir dilde ustalaşmaları gerekiyor mu? Aynı anda iki veya daha fazla dil öğrenmeye çalışmak çocuklar için çok mu zorlayıcı olur?

 

Çocuklarını iki dilli veya daha çok dil öğreterek yetiştirmeyi düşünen ebeveynler genelde bu soruları sorarlar. Bunları cevaplamak çok kolay değil elbette ama çocukların aynı anda birden fazla dil öğrenebildiğini ve çift dilli olmanın onlara çok büyük yarar sağladığını biliyoruz.

 

Çocukların dil öğrenimi konusunda aile en önemli faktördür ve bütün aileler birbirinden farklıdır. Farklı dil kombinasyonları, farklı konumlar, farklı koşullar… Çocukların aynı anda kaç farklı dil öğrenebileceği ise bütün bu faktörlere bağlıdır. Aslında yukarıda sorduğumuz bütün soruların cevapları aileden aileye de değişir. Gelin birlikte farklı aile yapılarındaki dil öğrenme süreçlerini inceleyelim!

 

Ebeveynlerin konuştukları dil önemli!

Bir çocuğun kaç dil konuşabileceği öncelikle ailede konuşulan dillere bağlıdır. Çocuk zamanın çok büyük bir kısmını evde geçireceği için genellikle ailesinden duyduğu dilleri öncelikli olarak ve hızlı bir şekilde öğrenir.

 

Yaşadıkları toplumun dilini konuşan tek dilli ebeveynler için ise çocuklarına yeni diller öğretmek biraz daha zor olabilir. Bunun nedeni ise çocukların öğrenecekleri dillere daha az maruz kalmalarıdır. Her ne kadar zor olsa da yeteri kadar emek ve zamanla bu da başarılabilir. Çocuklarına aynı anda birden fazla dil öğretmek isteyen tek dilli ebeveynler, bu süreci kolaylaştırmak için farklı yöntemler deneyebilirler. Bu yöntemler arasında çocuğu çift dilli bir okula göndermek veya iki dil konuşabilen bir dadı tutmak sayılabilir.

 

Bütün ebeveynler içinde en şanslı gruplardan biri evde farklı bir dil konuşan gruptur. Bu tür ailelerde büyüyen çocuklar aynı anda iki dil öğrenmek için büyük bir fırsat yakalarlar. Bu çocuklar evlerinde ve okullarında aynı anda iki farklı dil öğrenebilir ve bu iki dilde de oldukça iyi seviyelere gelebilirler. Bu iki dile ek olarak, okullarında da üçüncü bir yabancı dil öğrenebilirler.

 

Her bir ebeveynin evde farklı bir dil kullanması durumunda çocuk aynı anda iki dile maruz kalarak büyür ve doğal olarak bu iki dili de öğrenebilir. Her iki ebeveyn de aynı dili konuşsa bile, birden fazla dil bilen bir ebeveyn çocuğuna ek bir dil öğretmek için yeterli olabilir.

Yurt dışında yaşayan ve her bir ebeveynin birçok dil bildiği aileler çocukların birden fazla yabancı dil öğrenerek büyümeleri için en iyi şansları olabilir. Örnek vermek gerekirse; ailedeki annenin ana dili Fransızca, babanın ana dili ise İtalyanca olsun. Bu ebeveynlerin anlaşabileceği ortak dil de İngilizce olursa, bu ailede büyüyen bir çocuk; evde konuşulan dil, annenin ana dili ve babanın ana dili olmak üzere üç dile de maruz kalabilir. Bu durumda bir de eğer bu aile, konuşulan dilin bu üç dilden farklı olduğu bir ülkede yaşıyorsa burada büyüyen çocuk bir de okulda ve gündelik hayatında dördüncü bir dile maruz kalabilir. Bu durum aileler ve çocuklar için az rastlanan bir durum olmasına karşın birçok farklı dil öğrenerek büyümek için zor bulunur bir fırsattır.

 

Çocuklar çift ya da daha fazla dilli olarak yetiştirilebilir. Ama bu durum hem çocuk için hem aile için zaman zaman farklı sorunlar ortaya çıkarabilir.

 

Peki aynı anda birden fazla dili öğrenerek büyüyen çocuklar ne gibi sorunlarla karşılaşabilirler?

Dil öğrenme süresinde en önemli olan iki faktör maruz kalma ve devamlılıktır. Eğer bir çocuk bir dile yeteri kadar maruz kalamazsa akıcı bir şekilde konuşmayı başaramayabilir. Eğer bir aile çocuğunu çift dilli yetiştirmeye karar verirse öncelikle çocuklarının bu dile yeteri kadar maruz kalacağından emin olmalıdır. Bunun yanında aileler, dil öğrenme süresinde çocuklarını kitaplar veya o dildeki çizgi filmler gibi farklı kaynaklarla desteklediklerinden de emin olmalıdırlar.

 

Eğer siz de çocuğunuzu farklı diller öğreterek büyütmek istiyorsanız öncelikle kendi ailenizi, konuştuğunuz dilleri ve diğer tüm faktörleri dikkatli bir şekilde düşünmelisiniz. Her ne kadar bazı şartlar çocuklarda dil öğrenimini zorlaştırsa da farklı diller bilmenin çocuklar üzerindeki sayısız faydasını bu konuda düşünürken hesaba katmanız size yardımcı olacaktır.

Devamını Oku
18 Eylül 2019

Müzik Enstrümanı Çalmak Beyinde Şölen Etkisi Yaratıyor

Anita Collins müzik enstrümanı çalmanın beynimizde nasıl bir etki bıraktığını anlatıyor.

Müzik dinlediğinizde beyninizin farklı bölgeleri birbirine bağlanıyor ve aktif hale geliyor. Enstrüman çaldığınız zaman ise durum tam olarak bir vücut-beden egzersizine dönüyor. Peki tam olarak beyinde neler gerçekleşiyor? Anita Collins videoda bu soruyu cevaplandırıyor ve enstrüman çalarken beyinde havai fişeklerin nasıl ortaya çıktığından ve bu durumun uzun süreli etkilerinden bahsediyor.

Şu anda bir enstrüman çalmıyorsanız da bu videoyu izledikten sonra bu doğrultuda bir isteğiniz oluşabilir. Hiçbir şey için geç değil!

Devamını Oku
17 Eylül 2019

Daha İyi Hissetmek İçin: Uykunuzun Kalitesini Artırın!

Basit birkaç tavsiyeyle daha iyi uyuyun, daha iyi hissedin!

Uyku, sağlıklı bir hayat için en önemli noktalardan biri. Öyle ki hem psikolojik hem de fiziksel sağlımızın üzerinde önemli etkilere sahip. Uyku düzeniniz normalinden farklı olabilir ya da az uyuduğunuz da kendinizi daha iyi hissediyor olabilirsiniz. Ama doğruluğu tartışılamayacak bir nokta var: İyi bir gece uykusu, sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak kadar önemli.

Yapılan araştırmalar kötü bir uyku düzeninin, hormonlarınızdan beyin fonksiyonlarımızın çalışmasına kadar pek çok şeyi etkilediğini gösteriyor. Ayrıca hem yetişkinlerde hem çocuklarda kilo alma ve hasta olma ihtimalini de artırıyor. İyi bir uyku düzeni ise tam tersi şekilde sizi daha sağlıklı bir birey yapabilir. Son yıllarda hem uyku miktarında hem de kalitesinde ciddi miktarda düşüş olduğu görülüyor. Hayatınızı daha iyi bir hale getirmek, kilo vermek, sağlık problemlerinden kurtulmak… Uyku kalitenizi attırmak için pek çok sebebiniz olabilir. Önemli nokta ise bunu nasıl başaracağınızdır.

Gelin uykunuzun kalitesini artırmak için uygulaması çok kolay, etkisi çok büyük olan tavsiyelere göz atalım.

Gün içinde parlak ışığa maruz kalma oranınızı artırın!

Vücudumuzun sirkadiyen ritmi olarak da bilinen doğal bir saati vardır. Bu ritm; beynimizi, hormonlarımızı, tüm vücudumuzu etkiler. Uyanık kalmamızı sağlar ve uyku vakti geldiğinde vücudumuzu uyarır. Gün içinde aldığımız güneş ışığı ya da parlak ışık vücudumuzun sirkadiyen ritmimizin sağlıklı kalmasını söyler. Bu şekilde gün içindeki enerjimiz ve uykumuzun kalitesi yükselir. Özellikle uykusuzluk sorunu yaşayan insanlarda, gündüz parlak ışığa maruz kalma süresi artıkça uykuya dalma süresinin azaldığı görülmüştür.

Gün içinde parlak ışığa maruz kalma oranınızı artırın!

Vücudumuzun sirkadiyen ritmi olarak da bilinen doğal bir saati vardır. Bu ritm; beynimizi, hormonlarımızı, tüm vücudumuzu etkiler. Uyanık kalmamızı sağlar ve uyku vakti geldiğinde vücudumuzu uyarır. Gün içinde aldığımız güneş ışığı ya da parlak ışık vücudumuzun sirkadiyen ritmimizin sağlıklı kalmasını söyler. Bu şekilde gün içindeki enerjimiz ve uykumuzun kalitesi yükselir. Özellikle uykusuzluk sorunu yaşayan insanlarda, gündüz parlak ışığa maruz kalma süresi artıkça uykuya dalma süresinin azaldığı görülmüştür.

Akşamüstünden sonra mavi ışığa maruz kalma sürenizi azaltın!

Gün içinde ışığa maruz kalmak pek çok açıdan bize fayda sağlıyor ama diğer yandan akşamüstünden sonra maruz kalınan ışık pek çok dezavantaja sahip. Eğer akşamüstünden sonra hala çok fazla parlak ışığa maruz kalırsanız beyniniz hala gündüz olduğunu düşünüyor. Ayrıca bu ışık, derin bir uykuya dalmamıza ve rahatlamamıza yardım eden melatonin hormonun oranını da azaltıyor. Özellikle elektronik cihazlardan gelen mavi ışık bu noktada sizin için en zararlı ışık olabilir. Akşamüstünden sonra mavi ışıktan korunmak için elektronik aletlerden olabildiğinde uzak kalabilir ya da en kötü ihtimalle cihazlarınızı gece modunda kalabilirsiniz.

Düzensiz veya uzun gün içi kestirmelerinizi azaltın!

Her ne kadar gün içindeki kısa kestirmelerin yararları olsa da çok uzun veya düzensiz olan kestirmeleriniz uykunuzu olumsuz etkileyebilir. Gündüz uyumak vücudunuzun saat algısını değiştirebilir ve bu da gece uyumanızı engeller. Yapılan bir çalışmada belirli bir grup insana gün içinde uyumaları için izin verilmiş ve bu uykunun onları sonraki gün boyunca daha yorgun bir hale getirdiği tespit edilmiş. Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta ise uyku süresi. 30 dakika ve daha az uykular beyin fonksiyonlarının gelişmesine yardımcı olurken daha uzun uykular uyku kalitenizi olumsuz etkiliyor.

 

Düzenli bir uyku zinciri oluşturmayı deneyin!

Vücudumuzun gün doğumu ve batımı arasında düzenli olarak çalışan belirli bir saati vardır. Uyuma ve uyanma sürelerinizin tutarlı olması bu saatin doğru çalışmasına yardım eder ve uyku veriminizi artırır. Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre hafta sonu geç uyuyarak uyku düzenlerini bozan katılımcıların gün içinde kendilerini daha yorgun hissettikleri gözlemlendi. Bunu sağlamak için belirli bir süre alarm kurmayı deneyebilirsiniz. Bir süre sonra alarmsız da uyanabileceğinizi göreceksiniz.

 

Yatak odanızda değişiklikler yapın!

Yatak odanızın çevresi ve mobilyalarınızın duruşu uykunuzun kalitesini etkileyebilir. Odanızın sıcaklığı, ses, dışarıdan gelen ışıklar… Pek çok araştırma sonucu; dışardan gelen trafik seslerinin, uykunun kalitesini ciddi derecede azalttığını gösteriyor. Dışarıdan gelen sesleri azaltıp doğru ışığı ayarladığınızda çok daha kaliteli bir uykuya sahip olacağınıza emin olabilirsiniz.

Yatak odanızın sıcaklığı sandığınızdan daha önemli!

Vücut ve uyuduğunuz odanın sıcaklığı uykunuzun kalitesini artırmada sandığınızdan çok daha önemli. Özellikle tatile gittiğiniz zamanları düşünürseniz oda sıcaklığının yüksek olduğu bir ortamda uyumamın çok daha zor olduğunu anlayabilirsiniz. Uygun sıcaklık her insan için farklılık gösterebilir ama çoğu kişi için uygun sıcaklık 20 °C.

Günlük egzersiz yapın ama uyumadan hemen önce değil!

Egzersiz yapmak uykunuzun kalitesini artırmak için uygulanabilecek en iyi yöntemlerden biri. Düzenli yapılan egzersizler pek çok açıdan uykunuzun kalitesini artırırken uykusuzluk semptomlarını da azaltır. Yetişkinlerle yapılan çalışma düzenli egzersiziniz uykuya dalma süresini neredeyse yarı yarıya azalttığını ve 41 dk fazladan uyku sağladığını göstermiştir. Gün içinde yapılan egzersizler uyku kalitesini artırmasına karşın uyumaya yakın yapılan egzersizler uyku problemleri yaşamanıza neden olabilir. Egzersiz yapmak, adrenalin ve epinefrin gibi uyanıklığınızı artıran hormonların salgılanmasına neden olur.

Günümüzde pek çoğumuz sağlıklı bir uyku düzenine sahip olmanın öneminin farkında değiliz. Sağlıksız bir uyku düzeni, obezite riskinde kalp hastalıklarına kadar pek çok ciddi soruna neden olabileceği gibi kaliteli bir uyku düzeni de bizi bu sorunlardan koruyabilir. Belki bu tavsiyeler uykunuzun kalitesini artırma yolunda size yol gösterebilir.

 

Devamını Oku
11 Eylül 2019

Zeka Oyunları Eğitmen Eğitimi’nin İlki Sona Erdi

Elemelerin GriCeviz’le yapıldığı, Türkiye Zeka Vakfı iş birliği ile gerçekleştirilen MEB Zeka Oyunları Uygulamaları Eğitici Eğitimi’nin ilk grubu, eğitimlerini tamamladı. Kapanış törenine Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk katılım sağladı.

Eğitime katılacak öğretmenlerin, GriCeviz Bilişsel Beceri ve Zihinsel Gelişim Platformu Uygulamasından elde ettikleri çıktılara göre belirlendiği eğitime Türkiye’nin dört bir yanından 24 binin üzerinde öğretmen başvurdu.

Zekaya ve zeka oyunlarına ilgi duyan farklı branşlardan öğretmenlere, Türkiye Zeka Vakfı’nın gönüllü eğitmenleri tarafından Ankara Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü’nde her gün 8 saat olmak üzere toplamda 40 saatlik eğitim verildi.

Kapanış töreninde öğretmenlerle buluşan Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Geliştirme Daire Başkanı Doç. Dr. Adnan Boyacı ve Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı, eğitim sonunda derece alarak ilk 10’a giren öğretmenlere katılım belgeleri ve hediyelerini verdi.

Konuşmasında GriCeviz’le ilgili pilot çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Selçuk, öğretmenlere “Bizim bu çalışmalarımızı daha fazla artırabilmekle ilgili size daha fazla eğitim çalışması verip, sizlerin de formatör olarak bulunduğunuz illerde bu çalışmaları yaygınlaştırmanızı bekliyoruz” dedi.

Başvuran öğretmenlerin seçilmesinden sonra, eğitime katılan öğretmenlerin değerlendirme sürecinde de “GriCeviz Uygulaması” kullanıldı. Eğitime katılan tüm öğretmenlere katılım belgesi verilirken, başarılı olanlara başarı sertifikaları verildi. Aynı zamanda tüm öğretmenlere Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı’nın hazırladığı “Zeka Oyunları Eğitimi Çalışma Kitabı” ve TÜBİTAK “Beyin Sporu 1-2-3” kitapları hediye edildi.

Eğitimi alan 350 öğretmen, aynı programı uygulayarak diğer öğretmenlerin ve öğrencilerin eğitiminde görev alacak. İkinci eğitim yine aynı içerikle 2-6 Eylül 2019 tarihlerinde Ankara Hizmetiçi Eğitim Enstütüsü’nde gerçekleştirilecek.

Devamını Oku
29 Ağustos 2019